Mesleki sorumluluk

Aynı poliçe, üç farklı ödeme düzeni

Zorunlu poliçenin teminatı her hekim için aynı. Değişen şey primi kimin ödediği, kimin geri aldığı ve statü değiştiğinde ne olduğu.

Güncelleme: 16 Ekim 2026 Okuma süresi: 4 dakika Branş: Mesleki sorumluluk

Kısa cevap

Teminat üç statüde de aynı. Fark primin ödenme düzeninde.

Kamuda hekim primi kendisi ödüyor, yarısını döner sermayeden ya da kurum bütçesinden geri alıyor — prim makbuzunu ibraz edince en geç otuz gün içinde.

Özelde primi kurum ödüyor ve yarısını hekime yansıtıyor. Serbest çalışanda ise tamamı hekimin; kurum katkısı yok.

Üç düzen, tek tablo

Zorunlu sigortanın primine devlet katkı veriyor, ama bu katkı her statüde aynı yoldan işlemiyor. Kurum katkısına ilişkin tebliğin 3. maddesi üç ayrı düzen kuruyor:

StatüPrimi kim öderKatkı nasıl işler
Kamu kurum ve kuruluşuHekim kendisi öderYarısını döner sermayeden ya da kurum bütçesinden geri alır; makbuz ibrazından itibaren en geç otuz gün
Özel sağlık kuruluşuKurum öderÖdenen primin yarısı hekime yansıtılır
Serbest çalışanHekim kendisi öderKurum katkısı yoktur

Sözleşmeli aile hekimleri bu düzende kamu grubuna giriyor.

Poliçe kimin adına?

Ödeme düzeninden ayrı bir soru var ve hasar gününde asıl belirleyici olan bu: poliçe kimin adına düzenlenmiş?

Kamu sağlık kuruluşları için tek bir poliçe düzenlenebiliyor. Serbest çalışan hekimde ise poliçe doğrudan hekimin adına kuruluyor. Özelde çalışan hekimde kurumun düzenlettiği poliçenin kimi kapsadığına bakmak gerekiyor.

Kurum poliçesi kişisel sorumluluğu ortadan kaldırmıyor

Çalıştığın kurumun poliçesi olması, senin adına da teminat kurulduğu anlamına her zaman gelmiyor. Sorumluluk kişiye bağlı doğuyor ve kurumdan ayrıldıktan sonra da sürüyor.

Bu yüzden kurum değiştirirken sorulacak ilk soru şu: ayrıldığım dönemde yapılan işlemler için hangi poliçe bakacak?

Statü değiştiğinde ne oluyor?

Tebliğ bu geçişleri de düzenlemiş ve mantığı tutarlı: katkı, katkıyı veren tarafta kalmıyor.

  • Kamu çalışanında poliçe sona erip prim iade edilirse, iade edilen primin kurum katkısına karşılık gelen kısmı otuz gün içinde kuruma ödeniyor.
  • Kurum katkısı yükümlüsünü değiştiren bir iş değişikliğinde, değişiklik tarihinden sonraki döneme ait katkı kuruma geri ödeniyor.
  • Özel kuruluş çalışanında iade edilen primin sigortalı katkısına karşılık gelen kısmı hekime ödeniyor.

Ayrıca naklen atama ve geçici görevlendirme gibi durumlarda ek sözleşme yapılmıyor, ek prim de talep edilmiyor.

Geçişteki asıl risk: boşluk

Yukarıdaki düzenlemeler parayla ilgili. Asıl risk ise başka bir yerde: statü değişirken açılan poliçesiz dönem.

Hekim genel şartlarının en sert hükmü burada devreye giriyor: poliçesiz geçen bir aydan uzun dönemlerde yapılan faaliyetler için geriye dönük koruma işlemiyor. Üstelik bu boşluk sonradan kapatılamıyor.

Kamudan özele geçerken

Bir hekim kamudan ayrıldı; kurum poliçesi ayrılışla birlikte onun bakımından sona erdi. Yeni kurumda poliçe altı hafta sonra başladı. Arada hekim serbest olarak hasta gördü.

O altı haftalık dönemde yapılan bir işlemden yıllar sonra talep gelirse, geriye dönük koruma bu döneme işlemiyor — bir aylık eşiğin üstünde kalıyor.

Çözüm basit ve geçiş kararı verilirken konuşuluyor: ara dönem için kendi adına bir poliçe. Sonradan yapılacak bir şey kalmıyor.

Kamuda dava kime açılıyor?

Burada kamu hekimini diğer ikisinden ayıran anayasal bir kural var ve çoğu zaman bilinmiyor. Anayasa'nın 129. maddesine göre, memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları — kendilerine rücu edilmek kaydıyla — ancak idare aleyhine açılabiliyor.

Pratik sonucu şu: kamuda çalışan hekime hasta doğrudan tazminat davası açmıyor; dava idareye yöneliyor. İdare ödediğini sonradan hekime rücu edebiliyor.

Bu, poliçeyi gereksiz kılmıyor

Davanın idareye açılması, hekimin sorumluluğunu ortadan kaldırmıyor — yalnızca muhatabı değiştiriyor. Rücu aşaması geldiğinde karşısında duran taraf yine hekim oluyor.

Ayrıca kamu hekiminin kurum dışında yaptığı işler bu kuralın kapsamında değil. Muayenehanesi olan ya da başka bir yerde hasta gören hekim için doğrudan dava yolu açık.

İki yerde birden çalışmak

Kamuda çalışıp ayrıca muayenehanesi olan ya da özel bir kuruluşta da hasta gören hekimlerde soru şu: tek poliçe her ikisini de kapsar mı?

Cevap poliçedeki mesleki faaliyet tanımına bakıyor. Genel şartlar, poliçede belirtilen faaliyet dışındaki işlerden doğan talepleri teminat dışında tutuyor. Kurumun düzenlettiği bir poliçe, kurum dışındaki faaliyeti kapsamayabiliyor.

Sorulacak tek cümle

"Bu poliçe hangi yerlerde yaptığım işlemleri kapsıyor?"

Cevap yalnızca kurumu işaret ediyorsa, kurum dışındaki faaliyet için ayrı bir düzenleme gerekiyor demektir.

Meslekten ayrılırken üç statü, tek kural

Emeklilik ya da meslekten ayrılma hâlinde statü fark etmiyor: genel şartlara göre mesleki faaliyet sona erdiğinde, son sözleşme döneminden doğan talepler bitiş tarihinden itibaren iki yıl boyunca teminat kapsamında kalıyor.

Ama bu koruma yalnızca son sözleşme dönemini kapsıyor. Daha eski yıllarda yapılan işlemler için poliçenin o yıllarda kesintisiz sürmüş olması gerekiyor — ve burada yine bir aylık boşluk kuralı devreye giriyor.

Kamuda uzun yıllar çalışıp sonra serbeste geçmiş bir hekimde bu zincirin kamu dönemini de kapsayıp kapsamadığı ayrı bir soru. Kurum poliçesinin o dönemde seni kapsadığını belgeleyebilmek, yıllar sonra gelen bir talepte işe yarıyor.

Üç kontrol

  1. Poliçe kimin adına — senin mi, kurumun mu?
  2. Hangi faaliyetleri kapsıyor; kurum dışı işlerin var mı?
  3. Statü değişikliği planın varsa arada boşluk kalacak mı?

Primin nasıl belirlendiği prim nasıl belirlenir, teminatın işleyişi ise hekim zorunlu mali sorumluluk sigortası yazısında.

Sık sorulanlar

Kamuda çalışan hekim primi kim öder?

Hekim primi kendisi öder, ardından ödediği tutarın yarısını döner sermayeden veya kurum bütçesinden geri alır. Geri ödeme prim makbuzunun ibrazından itibaren en geç otuz gün içinde yapılır. Sözleşmeli aile hekimleri de bu gruba dahildir.

Özel sağlık kuruluşunda nasıl işliyor?

Primi kurum veya kuruluş öder, ödenen primin yarısı sigortalı hekime yansıtılır.

Serbest çalışıyorum, katkı alabilir miyim?

Hayır. Serbest meslek sahiplerinde primin tamamı hekime aittir; kurum katkısı bulunmaz.

Kurum değiştirirken poliçem devam eder mi?

Kurumun düzenlettiği bir poliçe ayrılışla birlikte seni kapsamayı bırakabilir. Asıl risk arada açılan poliçesiz dönemdir: bir aydan uzun boşluklarda o döneme ait geriye dönük koruma işlemez ve bu sonradan kapatılamaz.

Hem kurumda hem muayenehanede çalışıyorum, tek poliçe yeter mi?

Poliçedeki mesleki faaliyet tanımına bağlıdır. Genel şartlar poliçede belirtilen faaliyet dışındaki işlerden doğan talepleri teminat dışında tutar; kurum poliçesi kurum dışı faaliyeti kapsamayabilir.

Bu yazı neye dayanıyor

  • Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ — madde 2 ve madde 3
  • Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları — sigortanın konusu, teminat dışı hâller, geriye dönük süre
  • 1219 sayılı Kanun Ek madde 12
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 129 — kamu görevlilerine karşı tazminat davalarının idare aleyhine açılması ve rücu
  • Yazı bilgilendirme amaçlıdır; bağlayıcı olan poliçenin genel ve özel şartlarıdır. Hukuki danışmanlık vermiyoruz.

Sorunu kendi cümlenle yaz; blogun tamamında arar.

Soru sor

Geçişini birlikte planlayalım

Çalışma statünü ve varsa geçiş planını yaz; arada boşluk kalıp kalmayacağını birlikte çıkaralım.

Sorman ücretsiz. Poliçeni birlikte okuruz; gerekirse teklifleri yan yana koyup karşılaştırırız.