Mesleki sorumluluk

Aynı hastada iki ayrı sorumluluk rejimi

Diş hekimliğinde tedavi ile protez aynı hukuki rejime tabi değil. Birinde özen, diğerinde sonuç taahhüt ediliyor — ve poliçenin baktığı yer de buna göre değişiyor.

Güncelleme: 16 Ekim 2026 Okuma süresi: 4 dakika Branş: Mesleki sorumluluk

Kısa cevap

Diş tabipleri zorunlu poliçenin kapsamında: Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları sigortalıyı "tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar" diye sayıyor.

Ama diş hekimliğini ayıran bir şey var: aynı hastada iki ayrı sözleşme rejimi birlikte bulunabiliyor.

Dolgu, kanal tedavisi ve çekim gibi işlemler vekâlet — özen borcu. Protez, kaplama ve implant üstü restorasyon gibi işler ise eser — sonuç taahhüdü.

Zorunlu poliçe diş hekimini kapsıyor

Önce en çok sorulan soruyu kapatalım: evet. Hekimlerin zorunlu mali sorumluluk sigortası, 1219 sayılı Kanun'un Ek 12. maddesi çerçevesinde düzenleniyor ve genel şartların sigortalı tanımında diş tabipleri açıkça sayılıyor.

Teminatın işleyişi de aynı: talep esaslı, geriye dönük süre on yıl ama 30 Temmuz 2009 öncesine gitmiyor, bir aydan uzun sigortasız dönemlerde o döneme ait koruma işlemiyor. Ayrıntısı hekim zorunlu mali sorumluluk sigortası yazısında.

İki rejim, tek ağız

Diş hekimliğini diğer dallardan ayıran asıl mesele burada. Yapılan işin niteliğine göre hukuki rejim değişiyor:

RejimHangi işlemlerNe taahhüt ediliyor
VekâletDolgu, kanal tedavisi, diş çekimi, diş eti tedavisiÖzen — süreci gereği gibi yürütmek
EserProtez, kron-köprü, implant üstü restorasyon, kaplama, beyazlatma, gülüş tasarımıSonuç — vaat edilen eseri teslim etmek

Aynı tedavi planında ikisi birlikte bulunabiliyor: kanal tedavisi vekâlet, üstüne yapılan kron eser. Hasta tek bir süreç yaşıyor, hukuk iki ayrı ölçü uyguluyor.

Fark neden bu kadar önemli?

Vekâlette hastanın kusuru ispatlaması gerekiyor. Hekim süreci özenle yürüttüyse, sonuç istenen gibi olmasa da sorumluluk doğmayabiliyor.

Eserde ise ölçü sonuç. Hekimin kusuru bulunmasa bile teslim edilen şey vaat edileni karşılamıyorsa ayıplı ifa gündeme gelebiliyor; hasta ücretsiz onarım, bedelden indirim ya da sözleşmeden dönme haklarından birini kullanabiliyor ve ayrıca zararını isteyebiliyor.

Bu yüzden "kusursuzum" savunması iki rejimde aynı ağırlığı taşımıyor.

Poliçe hangisine bakıyor?

Burada dikkat edilmesi gereken bir ayrım var ve teklif alırken sorulması gereken soru bu.

Zorunlu poliçe, mesleki faaliyetten doğan tazminat taleplerini karşılıyor. Eser rejiminde ortaya çıkan ücretsiz onarım, bedelden indirim ya da bedel iadesi talepleri ise tazminat değil, sözleşmesel ayıp hakları.

İkisi aynı dosyada iç içe geçebiliyor: hastanın hem bedel iadesi hem de uğradığı zarar için talebi olabiliyor. Bu kalemlerin poliçede nasıl ele alındığını özel şartlardan okumak gerekiyor — protez ve implant ağırlıklı çalışan bir hekim için en belirleyici satır burası.

En sık görülen iddialar

Dosyaların önemli kısmı tekrar eden birkaç başlıkta toplanıyor:

  • İmplantta görüntüleme eksikliği — gerekli radyolojik inceleme yapılmadan işleme geçilmesi; en somut kusur başlığı.
  • Sinir hasarı — kanala yakın konumlandırma ve sonrasında zamanında yönlendirme yapılmaması.
  • Kemik yetersizliğinin göz ardı edilmesi ve üst yapı planlama hataları.
  • Yanlış diş çekimi — sağlam dişin çekilmesi.
  • Ortodontide takip eksikliği — kontrol seanslarında görüntüleme yapılmaması ve kök erimesi.
  • Aydınlatma eksikliği — her işlem için ayrı bilgilendirme ve onam alınmaması.

Listenin ortak noktası dikkat çekici: çoğu, yapılan işin kendisinden değil kayıt ve süreçten doğuyor. Görüntüleme var mı, onam alınmış mı, kontrol yapılmış mı.

Aydınlatılmış onam neden bu kadar öne çıkıyor?

Çünkü onam eksikliği, işlem teknik olarak kusursuz yapılmış olsa bile başlı başına bir tartışma yaratıyor. Hastanın riski bilerek kabul edip etmediği sorusu, dosyanın merkezine oturuyor.

Diş hekimliğinde bunun özel bir zorluğu var: tedavi planı birden çok seansa ve birden çok işleme yayılıyor. Tek bir genel onam formu, sonradan yapılan farklı bir işlemi kapsamayabiliyor.

Beklenti ile sonuç arasındaki fark

Estetik ağırlıklı işlerde en sık çıkan tartışma, hastanın beklentisiyle elde edilen sonucun örtüşmemesi. Burada ölçü önemli: salt beğenmemek tek başına sorumluluk doğurmuyor.

Ama eser rejiminde vaat edilen sonuç ölçü olduğu için, önceden ne vaat edildiği belirleyici hâle geliyor. Beklentiyi yazılı olarak sınırlamak — ne yapılacağı, ne yapılmayacağı — sonradan çıkacak tartışmayı daraltıyor.

Tek tedavi planı, iki ayrı tartışma

Bir hastaya önce kanal tedavisi yapıldı, ardından üstüne kron yerleştirildi. Aylar sonra hasta hem kanal tedavisinin başarısız olduğunu hem de kronun uyumsuz olduğunu ileri sürdü.

Kanal tedavisi tarafında ölçü özen oldu: işlem usulüne uygun yapıldı mı, görüntüleme ve kontrol kayıtları var mı? Kusur ispatı hastanın üzerindeydi.

Kron tarafında ise ölçü sonuç oldu: teslim edilen şey vaat edileni karşılıyor mu? Hekimin kusursuz çalışmış olması tek başına yeterli sayılmadı.

Aynı hasta, aynı ağız, aynı hekim — ve iki farklı ölçü. Bu yüzden tedavi planındaki hangi işlemin hangi rejime girdiğini baştan bilmek, savunmayı da baştan şekillendiriyor.

Kayıt tutmak savunmanın yarısı

Bu branşta dosyaların seyrini belirleyen şey çoğu zaman tedavinin kendisi değil, geriye dönük olarak belgelenebilirliği:

  1. İşlem öncesi görüntüleme ve değerlendirme notu
  2. İşleme özgü onam — genel form değil
  3. Seans notları ve kontrol kayıtları
  4. Hastayla yazışmalar — şikâyet, yönlendirme, randevu
  5. Laboratuvar ve ürün kayıtları — protez ve implant için

Bu beş kalem hem sorumluluğun sınırını çiziyor hem de bir talep geldiğinde sigortacının savunmayı yürütebilmesini sağlıyor.

Üç kontrol

  1. Poliçendeki mesleki faaliyet tanımı yaptığın işlemlerin tamamını kapsıyor mu — implant, estetik işlemler dahil?
  2. Eser rejimine giren işlerde ayıp talepleri poliçede nasıl ele alınıyor?
  3. Poliçende boşluk oldu mu? Bir aydan uzun sigortasız dönem, o döneme ait korumayı kalıcı olarak kapatıyor.

Branş sayfası: mesleki sorumluluk sigortası.

Sık sorulanlar

Diş hekimleri zorunlu sigorta kapsamında mı?

Evet. Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, sigortalıyı tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar şeklinde tanımlar.

Protez ve implantta sorumluluk neden farklı?

Bu işler belirli bir sonucun hedeflendiği eser niteliğinde kabul edilebiliyor. Eser rejiminde özen değil sonuç taahhüt edilir; hekimin kusuru bulunmasa bile teslim edilen şey vaat edileni karşılamıyorsa ayıplı ifa gündeme gelebilir.

Hasta sonucu beğenmezse sorumlu olur muyum?

Salt beğenmemek tek başına sorumluluk doğurmaz. Ancak eser rejiminde ölçü vaat edilen sonuç olduğu için, önceden ne vaat edildiği belirleyici olur. Beklentinin yazılı olarak sınırlanması tartışmayı daraltır.

Ücretsiz onarım ve bedel iadesi talepleri poliçeden karşılanır mı?

Bunlar tazminat değil, sözleşmesel ayıp haklarıdır. Poliçe mesleki faaliyetten doğan tazminat taleplerini karşılar; bu kalemlerin nasıl ele alındığı özel şartlardan okunur. Protez ve implant ağırlıklı çalışanlar için sorulması gereken satır budur.

Tek bir onam formu yeterli mi?

Tedavi planı birden çok işleme yayıldığında genel bir form, sonradan yapılan farklı bir işlemi kapsamayabilir. Her işlem için ayrı bilgilendirme ve onam, en sık görülen iddia başlıklarından birini baştan kapatır.

Bu yazı neye dayanıyor

  • Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları — sigortalı tanımı, teminat dışı hâller, geriye dönük süre
  • 1219 sayılı Kanun Ek madde 12
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — vekâlet ve eser sözleşmesi hükümleri
  • Yazı bilgilendirme amaçlıdır; somut bir dosyada bağlayıcı olan poliçenin genel ve özel şartları ile dosyanın kendi koşullarıdır. Hukuki danışmanlık vermiyoruz.

Sorunu kendi cümlenle yaz; blogun tamamında arar.

Soru sor

Kliniğini birlikte konuşalım

Hangi işlemleri yaptığını yaz — implant, protez, estetik dahil; poliçedeki faaliyet tanımının yeterli olup olmadığını birlikte bakalım.

Sorman ücretsiz. Poliçeni birlikte okuruz; gerekirse teklifleri yan yana koyup karşılaştırırız.