Mesleki sorumluluk

Dava kaybedilebilir — özen kaybedilemez

Avukatın sorumluluğu sonuçta değil yürütmede. Kötü ifa, süre kaçırmanın ötesinde bir alan ve dosyaların önemli kısmı buradan çıkıyor.

Güncelleme: 16 Ekim 2026 Okuma süresi: 4 dakika Branş: Mesleki sorumluluk

Kısa cevap

Avukatlık sözleşmesi vekâlet hükümlerine tabi. Türk Borçlar Kanunu'nun 506. maddesi vekilden işi "vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek" sadakat ve özenle yürütmesini istiyor.

Ölçü de aynı maddede: "benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış".

Yani davanın kaybedilmesi değil, işin yürütülüşü ölçülüyor. Kötü ifa bu ölçünün altına düşmek demek.

Kötü ifa ile başarısızlık aynı şey değil

Avukat bir sonuç taahhüt etmiyor. Hukuki uyuşmazlıkların doğası gereği bu zaten mümkün değil — karşı taraf, delil durumu, içtihat ve hâkimin takdiri belirleyici oluyor.

Taahhüt edilen şey özen. Bu yüzden "davayı kaybettik" cümlesi tek başına bir mesleki hata değil. Kötü ifa, sürecin kendisinde — alınmayan bir önlem, sunulmayan bir delil, verilmeyen bir bilgi — ortaya çıkıyor.

Dayanak nerede yazıyor?

TBK m.506 vekilin sadakat ve özen borcunu kuruyor ve ölçüyü basiretli vekil üzerinden çiziyor.

Avukatlık Kanunu m.34 avukatların yüklendikleri görevi özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmesini düzenliyor.

Avukatlık Kanunu m.171 ise işin yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip edilmesini ve tevkil hâlinde sorumluluğun sürmesini söylüyor.

Kötü ifa hangi biçimlerde çıkıyor?

Süre kaçırma en bilineni ama tek başına değil. Dosyaların önemli kısmı şu başlıklardan doğuyor:

  • Yanlış hukuki yol — yanlış dava türü, yanlış mahkeme, yanlış taraf.
  • Eksik delil — elde edilebilecek bir delilin toplanmaması ya da zamanında sunulmaması.
  • Bilgilendirmeme — müvekkilin karar vermesi gereken bir aşamada bilgilendirilmemesi.
  • Talep eksikliği — istenebilecek bir kalemin hiç talep edilmemesi.
  • Takipsizlik — dosyanın işlemden kalkması, duruşmaya girilmemesi.
  • Tahsilatın aktarılmaması — müvekkil adına alınan tutarın zamanında iletilmemesi.

Süre kaçırmanın ayrıntısı süre kaçırma yazısında; burada geri kalanına bakıyoruz.

Zarar nasıl ölçülüyor?

Kötü ifa tespit edilse bile tazminat otomatik doğmuyor. Değerlendirilen şey, hata olmasaydı sonucun ne olacağı.

Dosyanın durumuZararın ölçüsü
Kazanılması kuvvetle muhtemeldiTalebin tamamına yaklaşabilir
Sonucu tartışmalıydıKazanma ihtimali üzerinden değerlendirilir
Zaten reddedilecektiZarar doğmamış olabilir

Bu yapı, dosyaların neden uzadığını da açıklıyor: asıl uyuşmazlığın yeniden tartışılması gerekiyor. Savunma giderlerinin poliçede nerede durduğu bu yüzden belirleyici; ayrıntısı limit nasıl seçilir yazısında.

Talep edilmeyen kalem

Bir tazminat davasında maddi zarar talep edildi, dava kabul edildi ve müvekkil memnun ayrıldı. İki yıl sonra başka bir avukatla görüşürken, aynı olayda talep edilebilecek ama hiç istenmemiş bir kalem olduğunu öğrendi.

Burada süre kaçırılmadı, duruşma atlanmadı, dava da kaybedilmedi. Yine de özen tartışması doğdu: istenebilecek bir hakkın hiç talep edilmemesi.

Zararın ölçüsü yine aynı testle belirleniyor — o kalem talep edilseydi kabul edilir miydi? Cevap kuvvetle muhtemelse zarar doğuyor, tartışmalıysa ihtimal üzerinden değerlendiriliyor.

Bilgilendirme borcu: en sessiz kalem

Dosyalarda sık görülen ama konuşulmayan bir başlık bu. Avukatın görevi yalnızca işlemi yapmak değil, müvekkili karar verebilecek durumda tutmak.

Sulh teklifi geldiğinde, bir hakkın kullanılması için süre işlemeye başladığında ya da dosyanın seyri değiştiğinde yapılmayan bilgilendirme, sonradan "bana sorulsaydı başka karar verirdim" iddiasına dönüşüyor.

Yazılı olmayan bilgilendirme yok sayılabiliyor

Telefonda yapılan görüşme sonradan ispatlanamıyor. Önemli aşamalarda kısa bir yazılı bildirim — bir mesaj ya da e-posta — hem müvekkili korur hem de dosyada senin tarafını belgelendirir.

Bu, güvensizlik değil kayıt disiplini. Hasar gününde tartışmayı en çok daraltan şey bu.

Çıkar çatışması

Sadakat borcunun en keskin görünümü bu. Aynı uyuşmazlıkta karşı tarafla, ya da birbiriyle menfaat çatışması olan iki müvekkille çalışmak, sonucu ne olursa olsun bir sorumluluk zemini yaratıyor.

TBK'nın 506. maddesi vekilden işi vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek yürütmesini istiyor. İki müvekkilin menfaati çatıştığında bu borcu ikisine karşı birden yerine getirmek mümkün olmuyor.

Büroların büyümesiyle birlikte bu risk artıyor: dosyayı alan avukat, büronun başka bir dosyasında karşı tarafın temsil edildiğini bilmeyebiliyor. Yeni dosya kabul edilirken basit bir çakışma kontrolü, sonradan çıkacak en ağır tartışmalardan birini baştan kapatıyor.

Azil ve istifa usulü

Vekâlet ilişkisinin sona erme biçimi de kötü ifa tartışmasına girebiliyor. Avukatlık Kanunu'nun 171. maddesi işin sonuna kadar takip edilmesini düzenliyor; ilişki biterken dosyanın müvekkili zarara uğratmayacak biçimde devredilmesi gerekiyor.

Burada iki şey birden korunuyor: müvekkilin hak kaybına uğramaması ve avukatın sonraki dönemden sorumlu tutulmaması. Devir anındaki açık sürelerin yazılı olarak teslim edilmesi ikisini de sağlıyor.

Aynı maddenin bir ayrıntısı daha var: tevkil hâlinde müvekkile karşı sorumluluk sürüyor ve birlikte çalışılan ya da işi devralan avukatların kusurundan kişisel ve müteselsil sorumluluk doğabiliyor. Yani dosyayı bir meslektaşa vermek, sorumluluğu otomatik olarak devretmiyor.

Poliçe nasıl bakıyor?

Avukatlık klozu teminatı, görevin gereği gibi yapılmaması ve müvekkile karşı özen borcunun yerine getirilmemesi üzerinden kuruyor. Kötü ifa bu tanımın tam ortasında.

Genel şartların A.3 maddesi yalnızca kasten sebep olunan olayları her hâlde dışarıda tutuyor. İhmal ve dikkatsizlik bu sigortanın asıl konusu. Klozun kendi istisnası ise müvekkille bağlantılı sırların saklanmaması veya kötüye kullanılması.

Klozun tamamı avukat mesleki sorumluluk sigortası yazısında. Branş sayfası: avukatlar için mesleki sorumluluk.

Sık sorulanlar

Vekâlet görevinin kötü ifası ne demek?

Avukatın işi, benzer işleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken özenin altında yürütmesidir. Ölçü TBK madde 506'da, özen ödevi ise Avukatlık Kanunu madde 34'te düzenlenir.

Davayı kaybetmek kötü ifa sayılır mı?

Kural olarak hayır. Avukat sonuç değil özen taahhüt eder. Sorumluluk, sürecin yürütülüşündeki eksiklikten doğar; davanın sonucundan değil.

Kötü ifa varsa tazminat otomatik doğar mı?

Hayır. Değerlendirilen şey, hata olmasaydı sonucun ne olacağıdır. Kazanılması kuvvetle muhtemel bir dosyada zarar talebin tamamına yaklaşabilir; zaten reddedilecek bir dosyada zarar doğmamış olabilir.

Müvekkili bilgilendirmemek sorumluluk doğurur mu?

Doğurabilir. Avukatın görevi müvekkili karar verebilecek durumda tutmaktır. Sulh teklifi, süre işlemesi veya dosyanın seyrindeki değişiklik gibi aşamalarda yapılmayan bilgilendirme sonradan tartışma konusu olur.

Poliçe kötü ifayı karşılar mı?

Avukatlık klozu teminatı, görevin gereği gibi yapılmaması ve müvekkile karşı özen borcunun yerine getirilmemesi üzerinden kurar. Kasten sebep olunan olaylar ile müvekkil sırlarının korunmaması teminat dışındadır.

Bu yazı neye dayanıyor

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 506 (vekilin sadakat ve özen borcu)
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu madde 34 ve madde 171
  • Avukatlık Mesleki Sorumluluk Sigortası Klozu — I. Kapsam, II. Teminat dışında kalan hâller
  • Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları — A.1, A.3
  • Yazı bilgilendirme amaçlıdır; bağlayıcı olan poliçenin genel ve özel şartlarıdır. Hukuki danışmanlık vermiyoruz.

Sorunu kendi cümlenle yaz; blogun tamamında arar.

Soru sor

Dosya düzenini birlikte gözden geçirelim

Çalıştığın alanı ve dosya akışını yaz; riskin nerede biriktiğini ve poliçenin nereye baktığını birlikte çıkaralım.

Sorman ücretsiz. Poliçeni birlikte okuruz; gerekirse teklifleri yan yana koyup karşılaştırırız.