Poliçedeki isimler: kim, neyi yapabilir?
Poliçenin üstünde birkaç isim var ve hepsi aynı kişi olmak zorunda değil. Hangi hak kimde, hangi borç kimin üstünde?
Güncelleme: 21 Ekim 2026 Okuma süresi: 3 dakika Branş: Genel
Kısa cevap
Sigorta ettiren, sözleşmeyi yapan ve primi ödeyen kişidir. Sigortalı, menfaati sigorta edilen kişidir. Lehtar, tazminatın ödeneceği kişidir.
Üçü çoğu zaman aynı kişidir; ama olmak zorunda değildir. Babanın oğlunun aracına kasko yaptırması, şirketin çalışanına ferdi kaza yaptırması, kredili evde bankanın poliçeye şerh konulması — üçü de farklı ismin devreye girdiği hâllerdir.
Ayrım önemli çünkü haklar ve borçlar bu isimlere göre dağılır: poliçeyi değiştirme yetkisi, bildirim yükümlülüğü ve tazminatı talep hakkı aynı kişide olmayabilir.
Dört isim, dört ayrı iş
| İsim | Ne yapar | Tipik örnek |
|---|---|---|
| Sigorta ettiren | Sözleşmeyi kurar, primi öder, beyanı verir | Poliçeyi yaptıran kişi |
| Sigortalı | Menfaati korunan kişi; riziko onun üzerinde | Aracın sahibi, evin sahibi, çalışan |
| Lehtar | Tazminatı almaya hak kazanan kişi | Hayat sigortasında eş ya da çocuk |
| Dain-i mürtehin | Alacaklı sıfatıyla tazminat üzerinde öncelik sahibi | Kredili araç ya da konutta banka |
Bu dağılımın mantığı basit: parayı ödeyen, riski taşıyan ve parayı alan her zaman aynı kişi değildir. Sigorta sözleşmesi bu üçünü ayrı ayrı tanımlar ki kimin ne yapabileceği tartışmalı kalmasın.
Primi kim öder, ödemezse ne olur?
Prim borcunun borçlusu kural olarak sigorta ettirendir. Ama kanun burada pratik bir yol daha tanımlar: başkası lehine yapılan sigortada, prim sigorta ettirenden tahsil edilemezse sigortacı durumu bildirir ve primi sigortalı ya da lehtar üstlenebilir.
Üstlenirse sözleşme onunla devam eder. Üstlenmezse sigortacı haklarını sigorta ettirene karşı kullanır.
Bunun somut karşılığı şu: oğlunun aracına kasko yaptıran bir baba primi ödemeyi bıraktığında, oğlu devreye girip poliçeyi ayakta tutabiliyor. Bu imkânı bilmek, poliçenin boşa düşmesiyle düşmemesi arasındaki fark olabiliyor.
Beyan ve bildirim yükümlülüğü kimde?
Sözleşme öncesi beyan yükümlülüğü sigorta ettirendedir; ama sigortalının bildiği ve bilmesi gereken hususlar da bu kapsamda değerlendirilebilir. Yani "poliçeyi ben yaptırmadım, haberim yoktu" her zaman geçerli bir savunma değil.
Aynı şey riskin ağırlaşması ve hasar ihbarı için de geçerli. Aracın kullanım şekli değiştiyse, evde tadilat yapıldıysa ya da bir hasar olduysa, bunu bildirme borcu poliçedeki isimlerden birine değil, durumu bilen tarafa düşer.
Aracı kullanan ile poliçedeki isim farklıysa
Kasko ve trafikte en sık karşılaşılan durum bu. Poliçe araca bağlıdır; ama beyanlar kişiye bağlıdır.
Aracı fiilen kullanan kişi poliçede hiç geçmiyorsa, bu tek başına sorun değil. Sorun, kullanım şeklinin poliçede yazandan farklı olması — ticari kullanılan bir aracın hususi yazılması gibi.
Dain-i mürtehin: bankanın poliçedeki yeri
Kredili araç ya da konutta poliçeye dain-i mürtehin şerhi işlenir. Bu şerh, bankayı tazminat üzerinde öncelikli hâle getirir: tam ziyan ya da büyük bir hasarda ödeme önce bankanın alacağına mahsup edilir, kalan sigortalıya ödenir.
Şerhin ikinci bir sonucu daha var ve çoğu kişi bunu bilmiyor: poliçede yapılacak bazı değişiklikler bankanın bilgisine bağlanabiliyor. Teminat daraltmak ya da poliçeyi iptal etmek isteyen biri, karşısında yalnızca sigorta şirketini değil bankayı da bulabiliyor.
Kredi bittiğinde şerhin kendiliğinden kalkmaması da sık karşılaşılan bir durum. Bunun nasıl çözüldüğünü ayrı bir yazıda anlattık.
Menfaat şartı: poliçeyi herkes yaptıramaz
Sigortanın kurucu şartlarından biri sigortalanabilir menfaattir. Yani poliçe, zarardan fiilen etkilenecek bir kişinin menfaatini korur.
Bu yüzden tanımadığın birinin evine yangın sigortası yaptıramazsın; o ev yandığında senin bir zararın doğmaz. Ama kiracı olarak oturduğun evin eşyasına yaptırabilirsin, çünkü eşya senindir.
Menfaat şartı hasar gününde de sorgulanıyor. Aracını satmış ama poliçeyi iptal ettirmemiş biri, artık o araçta menfaati kalmadığı için tazminat talep edemiyor. Satış sonrası poliçeyi kapatmanın ya da devretmenin sebebi bu.
Grup poliçelerinde kim kimdir?
İşyerlerinin çalışanları için yaptırdığı sağlık ve ferdi kaza poliçeleri bu ayrımın en net göründüğü yer.
- Sigorta ettiren: şirket. Primi o öder, sözleşmeyi o kurar.
- Sigortalı: çalışan. Riziko onun üzerindedir.
- Lehtar: poliçeye göre çalışanın kendisi ya da vefat hâlinde yakınları.
Çalışan işten ayrıldığında ne olacağı da bu ayrıma bağlı. Sözleşmenin tarafı şirket olduğu için, çalışanın poliçeyi bireysel olarak sürdürebilmesi ancak özel şartlarda böyle bir imkân tanınmışsa mümkün.
Poliçeyi kim değiştirebilir?
Kural olarak sözleşmenin tarafı olan sigorta ettirendir. Sigortalı, poliçede ayrıca yetkilendirilmiş değilse tek başına değişiklik yaptıramayabilir.
Bu, aile içi poliçelerde beklenmedik sonuçlar üretebiliyor. Eşinin adına poliçe yaptıran biri ayrıldığında ya da bir şirket çalışanı işten çıktığında, poliçeyi kimin yöneteceği sorusu aniden gündeme geliyor.
- Poliçede sigorta ettiren kim, yazılı olarak bak.
- Sigortalı aynı kişi mi, farklı mı?
- Lehtar tanımlı mı, kim?
- Dain-i mürtehin şerhi var mı, hangi banka?
- Değişiklik yetkisi konusunda özel şartlarda bir kayıt var mı?
Beş satırın beşi de poliçenin ilk sayfasında yazar. Okuması iki dakika sürüyor; bilmemesi ise hasar günü günler kaybettirebiliyor.
Sık sorulanlar
Poliçeyi ben yaptırdım ama araç babamın; sorun olur mu?
Olmaz, bu yaygın bir durumdur. Önemli olan sigorta ettiren ve sigortalının poliçede doğru tanımlanmış olmasıdır.
Tazminatı kim alır?
Kural olarak menfaati sigortalanan kişi ya da poliçede tanımlı lehtar. Dain-i mürtehin şerhi varsa ödeme önce alacaklının hakkına mahsup edilir.
Sigorta ettiren primi ödemezse poliçe hemen biter mi?
Hayır. İlk prim ile sonraki taksitler için kanunda farklı sonuçlar öngörülmüştür; ayrıca başkası lehine yapılan sigortada sigortalı ya da lehtar primi üstlenebilir.
Poliçede adım yazmıyor ama hasar bana oldu, talep edebilir miyim?
Belirleyici olan menfaat ilişkisidir. Poliçede sigortalı olarak görünmeyen biri, kural olarak o poliçeden talepte bulunamaz.
Bu yazı neye dayanıyor
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — prim ödeme borcu ve başkası lehine sigortada primin üstlenilmesi madde 1430 ve 1431'de düzenlenmiştir.
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — sözleşme öncesi beyan yükümlülüğü madde 1435 ve devamında yer alır.
- Sigorta şirketlerinin genel ve özel şartları — dain-i mürtehin şerhinin sonuçları ve poliçede değişiklik yetkisi burada tanımlanır.
- Yazı bilgilendirme amaçlıdır; bağlayıcı olan poliçenin genel ve özel şartları ile kanun hükümleridir. Hukuki danışmanlık vermiyoruz.
Sorunu kendi cümlenle yaz; blogun tamamında arar.
Poliçendeki isimleri birlikte okuyalım mı?
Poliçeni gönder; kimin ne yapabileceğini satır satır çıkaralım.
Sorman ücretsiz. Poliçeni birlikte okuruz; gerekirse teklifleri yan yana koyup karşılaştırırız.