Genel

Durum değişti: söylemek zorunda mısın?

Poliçe yapıldığı günün koşullarına göre kurulur. O koşullar değişip risk ağırlaşırsa, bunu bildirmek bir yükümlülük.

Güncelleme: 21 Ekim 2026 Okuma süresi: 3 dakika Branş: Genel

Kısa cevap

Sözleşme yapıldıktan sonra rizikonun gerçekleşme ihtimalini artıran bir değişiklik olursa, bunu sigortacıya bildirmek sigorta ettirenin yükümlülüğü.

Bildirim üzerine sigortacı, belirli bir süre içinde sözleşmeyi feshedebilir ya da prim artışı isteyebilir. Bu süreler içinde teminat devam eder.

Bildirilmemesi hâlinde sonuç, kusurun derecesine göre değişiyor; ve yükümlülüğün yerine getirilmediğini ispat sigortacıya düşüyor.

Hangi değişiklik "ağırlaşma" sayılır?

Ölçü tek: değişiklik, rizikonun gerçekleşme ihtimalini ya da gerçekleşmesi hâlindeki zararı artırıyor mu? Artırmıyorsa bu başlığın konusu değil.

Branş branş tipik örnekler:

BranşAğırlaşma sayılabilecek değişiklik
Kasko / trafikKullanım tarzının değişmesi (hususiden ticariye geçiş), aracın başka bir işte kullanılmaya başlaması
Konut / yangınEvin boş bırakılması, kullanım amacının değişmesi, binada yapısal tadilat
İşyeriÜretim konusunun değişmesi, depolanan malın niteliğinin değişmesi
Mesleki sorumlulukFaaliyet alanının genişlemesi, yeni bir hizmet türüne başlanması
NakliyatGüzergâhın, taşıma şeklinin ya da ambalajın değişmesi

Tabloda görünmeyen ama her branşta geçerli bir örnek daha var: adres değişikliği. Poliçe belirli bir yerdeki menfaati güvence altına alır; o yer değiştiğinde poliçe kendiliğinden taşınmaz.

Ağırlaşma mı, yeni bir risk mi?

İkisi farklı şeyler ve sonuçları da farklı. Ağırlaşma, mevcut riskin büyümesidir: aynı araç, daha riskli bir kullanım. Yeni risk ise poliçenin hiç kapsamadığı bir menfaattir: başka bir araç, başka bir adres.

Ağırlaşmada sözleşme devam eder, prim ayarlanır. Yeni riskte ise poliçe o menfaati zaten kapsamadığı için ayrıca teminat altına alınması gerekir.

Pratik örnek: evine ikinci bir kat çıkan biri ağırlaşma bildiriyor; ikinci bir ev alan biri ise yeni bir poliçe yaptırıyor. İkisini karıştırmak, "poliçem vardı ama ödemediler" sonucunu doğuran sık bir hata.

Sigortacı primi, sözleşme kurulurken anlatılan duruma göre hesaplıyor. O durum değiştiğinde fiyat ile risk arasındaki denge bozuluyor — ve bozulan dengenin faturası hasar gününde çıkıyor. Beyan yükümlülüğü sözleşmenin başındaki fotoğrafı doğru çekmekle ilgiliyken, bu yükümlülük fotoğrafın güncel kalmasıyla ilgili.

Bildirdiğinde ne oluyor?

Sigortacının iki seçeneği var ve ikisi de süreye bağlı:

  • Fesih. Durumu öğrendiği tarihten itibaren kanunda tanımlı süre içinde sözleşmeyi feshedebilir.
  • Prim artışı. Fesih yerine, süre vererek prim farkı talep edebilir. Kabul edilmezse sözleşme sona erebilir.

Önemli olan şu: bu süreler içinde sigortacının sorumluluğu devam eder. Yani bildirimde bulunmak, teminatı o anda ortadan kaldırmıyor.

Pratikte çoğu durum üçüncü bir yolla çözülüyor: zeyilname. Değişiklik poliçeye işlenir, prim farkı varsa tahsil edilir, teminat kesintisiz devam eder.

Bildirmek poliçeyi iptal ettirir mi?

Çoğu zaman hayır. Sigortacının ilk tercihi sözleşmeyi sürdürmektir; fesih istisnai bir yoldur ve riskin sigortalanabilir olmaktan çıktığı hâllerde gündeme gelir.

"Söylersem iptal ederler" korkusuyla susmak, hasar gününde çok daha ağır bir sonuç üretiyor. Bildirim hem yükümlülük hem de koruma.

Risk hafiflerse ne olur?

Konu hep ağırlaşma üzerinden konuşuluyor ama tersi de mümkün. Aracın ticariden hususiye dönmesi, işyerinde yangın algılama sistemi kurulması, evin boş bırakılmaktan çıkıp sürekli oturulur hâle gelmesi riski hafifletiyor.

Bu da bildirilmeye değer — çünkü prim düşebilir. Sigortalıların çoğu yalnızca kötü haberi bildirmesi gerektiğini sanıyor; oysa iyi haber de poliçeye işlenebilir.

Pratik örnek: işyerine yangın söndürme sistemi kuran bir işletme, bunu belgeleyip zeyilname talep ettiğinde kalan süreye ait primde indirim alabiliyor. Sormazsa kimse kendiliğinden hatırlatmıyor.

Bildirmezsen ne oluyor?

Sonuç otomatik bir ret değil. Kusurun derecesi belirleyici: ihmalde tazminattan indirim, kastın ve nedensellik bağının birlikte bulunduğu hâllerde ödeme borcunun ortadan kalkması gündeme gelebiliyor.

Bir ayrıntı daha sigortalının lehine işliyor: yükümlülüğün yerine getirilmediğini ispat yükü sigortacıdadır. "Bildirmediniz" demek yetmiyor; bunun gösterilmesi gerekiyor.

Buna karşılık, bu bir strateji değil. İspat tartışmasına girmek, zeyilname yaptırmaktan her zaman daha yorucu ve daha belirsiz.

Sigortacı biliyorsa ne olur?

Bildirim yükümlülüğünün amacı sigortacıyı bilgilendirmek. Sigortacı durumu başka bir yoldan zaten biliyorsa, bildirim yapılmamış olmasına dayanarak hak kullanması güçleşiyor.

Pratikte bu, acenteyle yapılan yazışmaların neden saklanması gerektiğini açıklıyor. Acenteye iletilen bir değişiklik, sigortacıya iletilmiş sayılabiliyor; ama bunu gösterebilmek için elde bir kayıt olması gerekiyor.

Aynı mantık tersi için de geçerli: sigortacı değişikliği öğrendikten sonra uzun süre bir şey yapmaz ve primi tahsil etmeye devam ederse, sonradan fesih hakkını kullanması tartışmalı hâle geliyor.

Ne zaman bildirmeli?

Kanun, değişikliği öğrenir öğrenmez bildirmeyi öngörüyor. Pratikte izlenecek yol basit: değişiklik olur olmaz, yazılı olarak.

  1. Değişikliği yazılı bildir — e-posta, mesaj, dilekçe.
  2. Sigortacının ya da acentenin aldığını teyit ettiğini sakla.
  3. Zeyilname düzenlenmesini talep et.
  4. Zeyilname geldiğinde değişikliğin doğru işlendiğini kontrol et.
  5. Prim farkı doğduysa vadesinde öde.

Beş adımın tamamı birkaç gün sürüyor. Karşılığında, hasar gününde "durum değişmişti ama bildirmemiştiniz" cümlesini duymuyorsun.

Sık sorulanlar

Aracımı ticari kullanmaya başladım, bildirmeli miyim?

Evet. Kullanım tarzı değişikliği rizikonun ağırlaşmasının tipik örneklerindendir ve poliçeye zeyilname ile işlenmesi gerekir.

Taşındım, konut poliçem yeni evi kapsar mı?

Kendiliğinden kapsamaz. Poliçe belirli bir adresteki menfaati güvence altına alır; adres değişikliğinin zeyilname ile işlenmesi gerekir.

Bildirince primim artar mı?

Artabilir. Sigortacı fesih yerine prim farkı isteyebilir. Risk ağırlaşmamışsa prim değişmez; bazı değişiklikler primi düşürebilir de.

Bildirmezsem hasarım hiç ödenmez mi?

Her zaman değil. Sonuç kusurun derecesine göre değişir ve yükümlülüğün ihlal edildiğini ispat yükü sigortacıdadır.

Bu yazı neye dayanıyor

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — rizikonun ağırlaşması ve bildirim yükümlülüğü madde 1444, sigortacının fesih ve prim farkı hakkı ile bu süreler içinde sorumluluğun devamı madde 1445'te düzenlenmiştir.
  • Sigorta şirketlerinin genel şartları — her branşın genel şartlarında rizikonun ağırlaşmasına ilişkin ayrıca hükümler bulunur.
  • Yazı bilgilendirme amaçlıdır; bağlayıcı olan poliçenin genel ve özel şartları ile kanun hükümleridir. Hukuki danışmanlık vermiyoruz.

Sorunu kendi cümlenle yaz; blogun tamamında arar.

Soru sor

Durumun değişti mi, bildirmek gerekiyor mu?

Ne değiştiğini yaz; bildirim gerekip gerekmediğine birlikte bakalım.

Sorman ücretsiz. Poliçeni birlikte okuruz; gerekirse teklifleri yan yana koyup karşılaştırırız.